Piyasa geri çekildiğinde yatırımcıların refleksi genellikle ikiye ayrılıyor. Bir grup beklemeyi seçip riskini azaltırken, diğer grup “fırsat” beklentisiyle daha agresif pozisyon alabiliyor. Son dönemde öne çıkan tablo ise daha temkinli çizgiye işaret ediyor. Bu haber, yatırım tavsiyesi değildir; piyasa verileri ve sektör eğilimleri üzerinden yatırımcı davranışındaki değişimi aktarır.
Fon Akımlarındaki Zayıflama Risk İştahının Azaldığını Gösteriyor
Düşüş dönemlerinde ilk bakılan göstergelerden biri kurumsal taraftaki akımlar oluyor. CoinShares tarafından yayımlanan haftalık raporlar, dijital varlık yatırım ürünlerinde arka arkaya süren çıkışlara işaret ediyor. Dört haftalık dönemde toplam çıkışların milyarlarca dolar seviyesine ulaştığı, son haftada ise yüz milyon doların üzerinde net çıkış görüldüğü belirtiliyor. Bu tablo, piyasanın geniş kesiminde risk iştahının zayıfladığı şeklinde yorumlanıyor.
Akımların yanı sıra işlem hacimlerindeki gerileme de aynı anlatıyı güçlendiriyor. Düşüş dönemlerinde hacimlerin dalgalanması normal kabul edilse de, belirgin hacim zayıflığı “bekle gör” yaklaşımının güçlendiğine işaret ediyor.
Stablecoinlere Yönelim Artıyor, Nakit Benzeri Pozisyonlar Öne Çıkıyor
Kripto paralar düşüş eğilimindeyken yatırımcılar için en kritik konu, sert hareketler karşısında manevra alanı yaratmak. Bu yüzden piyasa içinde “nakitte kalma” ihtiyacını karşılayan stablecoinler daha görünür hale geliyor. Burada amaç genellikle yeni bir pozisyona girmekten çok, oyunda kalmak ve doğru zamanı kollamak.
Bu eğilim yalnızca bireysel yatırımcılarla sınırlı değil. Morgan Stanley tarafından paylaşılan değerlendirmelerde, stablecoin piyasasının büyüklüğünün 2025 içinde kayda değer biçimde genişlediğine dikkat çekiliyor. Stablecoin arzı büyüdükçe, kripto ekosisteminde “bekleme” stratejisinin altyapısı da güçleniyor.
Öte yandan stablecoinler, piyasa algısında “daha sakin liman” olarak görülse de risksiz değil. İhraççı riski, platform riski ve ani fiyat sapmaları gibi başlıklar düşüş dönemlerinde daha fazla gündeme geliyor. Bu nedenle yatırımcıların stablecoin tercihinde şeffaflık, rezerv yapısı ve saklama yöntemi gibi detayları daha fazla konuştuğu görülüyor.
Getiri Arayışı Blokzincir Üzerinde Faiz Veren Ürünlere Kayıyor
Düşüş dönemlerinde yatırımcıların ikinci büyük eğilimi, volatil varlıklar yerine daha öngörülebilir getirisi olan yapılara ilgi göstermek. Bu noktada blokzincir üzerinde “getiri” sunan ürünler ve tokenizasyon başlığı öne çıkıyor. BlackRock tarafından duyurulan ve nakit ile ABD hazine bonoları ağırlıklı bir fon yapısına dayanan tokenizasyon girişimi, bu alandaki ilgiyi hızlandıran örneklerden biri olarak değerlendiriliyor. Bu tür ürünler, yatırımcıların kripto altyapısında kalırken daha düşük oynaklık hedeflemesine imkan tanıyabiliyor.
Benzer şekilde, stablecoin gelirlerinin şirket bilançolarında daha görünür hale gelmesi de “kripto içi faiz” temasını güçlendiriyor. Coinbase, 2025’in dördüncü çeyreğine ilişkin raporlamasında trading gelirlerindeki zayıflamaya karşın abonelik ve hizmet kaleminin daha dayanıklı seyrettiğini vurgularken stablecoin kaynaklı gelirlerin bu tabloda destekleyici rol oynadığını öne çıkarıyor. Bu durum, düşüş döneminde piyasanın yalnızca fiyat hareketlerine değil, gelir modeli çeşitliliğine de odaklandığını gösteriyor.
Kaldıraç Azaltma ve Pozisyonları Sadeleştirme Eğilimi Güçleniyor
Düşüş piyasasında en sert sonuçları çoğu zaman kaldıraç doğuruyor. Bu nedenle yatırımcılar arasında kaldıraç azaltma, teminatı güçlendirme ve pozisyon boyutlarını küçültme eğilimi öne çıkıyor. Özellikle kısa sürede sert geri çekilmelerin yaşandığı dönemlerde, düşük likiditeli varlıklarda panik satış riski büyüyor. Bu da portföylerin daha “sade” hale getirilmesini, yüksek likiditeye sahip araçlara yönelimi ve karşı taraf riskinin yeniden değerlendirilmesini beraberinde getiriyor.
Piyasada genel söylem, “daha az işlem, daha net plan” yaklaşımına doğru kayıyor. Yatırımcılar bir yandan risklerini azaltırken, diğer yandan fırsat oluşması halinde hızlı hareket edebilmek için likit kalmayı önceliklendiriyor.
Yatırımcılar Piyasayı Okumak İçin Hangi Göstergeleri İzliyor
Düşüş döneminde “şu alınır” söyleminden çok, “piyasa ne anlatıyor” sorusu öne çıkıyor. Bu nedenle yatırımcılar veri takibini daha disiplinli yapmaya çalışıyor.
-
Makro cephede, faiz beklentileri riskli varlıklara bakışı etkileyen ana başlıklardan biri. CME Group tarafından sunulan FedWatch benzeri araçlar, piyasanın faiz beklentisini olasılık bazında izlemeye yarıyor ve risk iştahı okumalarında referans olarak kullanılıyor.
-
Zincir üstü tarafta, Glassnode tarafından tanımlanan SSR benzeri oranlar, stablecoin arzının Bitcoin karşısındaki “alım gücü” hakkında fikir verdiği için yakından takip ediliyor. Buradaki amaç, tek bir göstergeyle karar vermek değil; genel eğilimi okumak.
Bu göstergeler, yatırımcıların volatilite karşısında daha “veri odaklı” hareket etmeye çalıştığını gösteriyor.
Düşüş Döneminin Ana Teması Sermaye Koruma
Kripto paralar düşüş eğilimindeyken yatırımcıların ajandasında ilk sıraya sermaye koruma yerleşiyor. Fon akımlarındaki zayıflama, stablecoinlere yönelim ve tokenizasyon temalı getiri ürünlerine artan ilgi, bu dönemin daha temkinli yönetildiğini gösteren başlıklar olarak öne çıkıyor. Piyasa toparlanana kadar “agresif risk” yerine likidite, plan ve risk kontrolü kavramlarının daha çok konuşulması bekleniyor.















