Bununla birlikte Washington yönetimi, mikserlerin kara para aklama, yaptırım ihlali ve çalıntı kripto varlıkların izini kaybettirme süreçlerinde oynadığı role ilişkin sert uyarılarını da korudu. Böylece ABD tarafında, toptan yasak söyleminden uzak ama daha hedefli denetimlere dayanan yeni bir yaklaşım öne çıktı.
Kripto Mikserleri İçin Mahremiyet Vurgusu Öne Çıktı
ABD Hazine Bakanlığı’nın Mart 2026 tarihli raporu, kripto mikserleri için son dönemin en dikkat çekici resmi değerlendirmelerinden biri oldu. Belgede, kamuya açık blokzincirlerde yapılan işlemlerin kullanıcıların finansal hareketlerini görünür hale getirdiği, bu nedenle bazı kişilerin ve kurumların mahremiyet ihtiyacı nedeniyle mikserlere yöneldiği ifade edildi.
Raporda, kişisel servet bilgilerinin, ticari ödemelerin, bağış hareketlerinin ve günlük harcama alışkanlıklarının açık biçimde izlenebilmesinin kullanıcılar açısından ciddi bir sorun yaratabileceği vurgulandı. Bu yaklaşım, ABD yönetiminin daha önce ağırlıklı olarak güvenlik riski üzerinden kurduğu dilde önemli bir değişim olarak değerlendiriliyor.
Yasa Dışı Kullanım Uyarısı Gündemde Kalmaya Devam Etti
Raporda yer alan değerlendirmeler, mikserlere yönelik risk algısının ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Hazine, bu araçların halen suç gelirlerinin izini kaybettirmek amacıyla yoğun biçimde kullanıldığını açıkça ortaya koydu.
Özellikle Kuzey Kore bağlantılı siber aktörler, fidye yazılımı grupları, para aklayıcılar ve darknet yapılanmalarının mikserlerden yararlandığı belirtildi. Çalınan dijital varlıkların merkeziyetsiz platformlarda dönüştürüldükten sonra mikserlerden geçirilmesi ve daha sonra farklı ağlara taşınması, soruşturmaları zorlaştıran temel yöntemler arasında gösterildi.
Hazine Raporunda Dikkat Çeken Veriler Yer Aldı
Belgede paylaşılan veriler, tehlikenin boyutunu da gözler önüne serdi. Hazine, Ocak 2024 ile Eylül 2025 arasında Kuzey Kore’nin en az 2,8 milyar dolarlık dijital varlık hırsızlığı gerçekleştirdiğini aktardı.
Ayrıca Mayıs 2020’den bu yana 50’den fazla köprünün mikserlerden gelen yaklaşık 1,6 milyar dolarlık giriş aldığı, bu tutarın 900 milyon dolarından fazlasının tek bir köprüde toplandığı kaydedildi. Bu veriler, mikserlerin yalnızca mahremiyet aracı olarak değil, aynı zamanda karmaşık yasa dışı fon akışlarının önemli bir parçası olarak değerlendirildiğini ortaya koydu.
Eski Sert Yaklaşım Tamamen Reddedilmedi
ABD tarafında ton değişmiş olsa da önceki sert yaklaşım tamamen geride bırakılmış değil. FinCEN’in 2023 yılında gündeme getirdiği düzenleme önerileri, uluslararası bağlantılı mixing işlemlerine daha fazla şeffaflık ve raporlama yükümlülüğü getirilmesini hedefliyordu.
Yeni rapor ise bu yaklaşımı doğrudan terk etmekten çok, bundan sonraki düzenlemelerin mahremiyet, uyum maliyeti ve güvenlik riski birlikte değerlendirilerek şekillendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bu da Washington’ın daha geniş yasaklardan ziyade, daha seçici ve hedef odaklı önlemlere yöneldiğine işaret ediyor.
Tornado Cash Süreci Tartışmanın Yönünü Değiştirdi
Kripto mikserleri konusundaki tartışmanın seyrini değiştiren başlıklardan biri de Tornado Cash oldu. ABD yönetimi daha önce bu yapıya yaptırım uygulamış, ancak sonraki hukuki süreçte önemli kırılmalar yaşanmıştı.
Mahkeme kararları ve sonrasında gelen adımlar, yazılım, akıllı sözleşme ve yaptırım hukuku arasındaki sınırların yeniden tartışılmasına neden oldu. Bu gelişmelerin ardından Hazine’nin son raporunda görülen daha dengeli ton, yalnızca siyasi bir tercih değil, aynı zamanda hukuki zemindeki değişimin de sonucu olarak öne çıktı.
Yeni Dönemde Hedef Toptan Yasak Yerine Daha Net Denetim
Mart 2026 tarihli rapor, genel bir yasak önerisi getirmiyor. Bunun yerine, DeFi ekosisteminde hangi aktörlerin AML ve terör finansmanı ile mücadele yükümlülüklerine tabi olacağının daha net tanımlanması gerektiği vurgulanıyor.
Raporda ayrıca, yasa dışı faaliyetlerle bağlantılı olduğundan şüphelenilen dijital varlıkların kısa süreli soruşturma sürecinde geçici olarak tutulmasına imkan sağlayacak yeni bir yasal araç ihtiyacı da dile getiriliyor. Bu yaklaşım, ABD’nin kripto alanında daha sert ama daha seçici bir denetim modeli kurmaya hazırlandığını gösteriyor.
ABD Kripto Mikserleri Konusunda Yeni Bir Denge Arıyor
Ortaya çıkan tablo, ABD’nin kripto mikserleri konusunda tam anlamıyla yumuşamadığını, ancak önceki döneme göre daha ince ayarlı bir çizgi aradığını gösteriyor. Hazine bir yandan finansal mahremiyet hakkını kabul ediyor, diğer yandan yaptırım ihlali, kara para aklama ve siber suç gelirleri konusunda baskıyı sürdürmek istiyor.
Bu nedenle yeni dönem, mikserlerin tamamen serbest bırakıldığı bir süreçten çok, hangi yapının yazılım sayılacağı, hangi aktörün finansal aracı olarak kabul edileceği ve hangi işlemlerin doğrudan yükümlülük doğuracağı tartışmasının daha da sertleşeceği bir evreye işaret ediyor.













