
Pakistan, kripto varlıklarla ilgili yıllardır süren belirsizliği azaltacak yeni bir adım attı. Ülke merkez bankasının son düzenlemesiyle birlikte bankalar ve diğer finansal kuruluşlar, artık belirli şartları karşılayan sanal varlık hizmet sağlayıcılarına hizmet verebilecek. Böylece Pakistan, kriptoyu bütünüyle serbest bırakan bir modele geçmekten ziyade, dijital varlık faaliyetlerini resmi finansal sistem içine kontrollü şekilde alma yönünde önemli bir eşik aşmış oldu.
Yeni Dönemde Bankalara Sınırlı Ama Kritik Yetki
Yeni düzenlemeye göre Pakistan’daki bankalar, lisanslı sanal varlık hizmet sağlayıcılarıyla çalışabilecek. Ancak bu izin, sektöre tam serbestlik tanıyan bir adım anlamına gelmiyor. Reuters’ın aktardığı çerçevede bankaların, hizmet vermeden önce ilgili şirketlerin lisanslarını doğrulaması gerekiyor. Ayrıca müşteri varlıklarının ayrıştırılması, hesapların faiz işletilmeyen yerel para birimi cinsinden tutulması ve işlemlerin düzenli biçimde izlenmesi zorunlu hale geliyor.
Merkez bankasının yaklaşımı, bankaların kripto piyasasına doğrudan oyuncu olarak girmesini ise açık biçimde sınırlandırıyor. Düzenleme kapsamında finansal kuruluşlar, kendi bilançoları üzerinden ya da müşteri fonlarını kullanarak kripto varlıklara yatırım yapamayacak, alım-satım gerçekleştiremeyecek ve doğrudan bu varlıklara sahip olamayacak. Bu yapı, bankacılık sisteminin kriptoya erişimini açarken riskleri de çevrelemeyi hedefliyor.
Düzenlemenin Merkezinde PVARA Yer Alıyor
Yeni dönemin kurumsal omurgasını Pakistan Virtual Assets Regulatory Authority (PVARA) oluşturuyor. Kurum, sanal varlık hizmet sağlayıcılarının lisanslanması, gözetimi ve denetimi için merkezi otorite olarak konumlanıyor. PVARA’nın kendi internet sitesinde yer alan bilgilere göre mevcut yapı, başvuru sürecini NOC aşamasından tam lisanslamaya uzanan bir modelle kurguluyor ve tüm VASP’lerin resmi izin almadan hizmet sunamayacağını vurguluyor.
Burada dikkat çeken nokta, Pakistan’daki hukuki mimarinin birkaç aşamada şekillenmiş olması. Temmuz 2025’te yayımlanan resmi düzenleme metni, sanal varlık alanında çerçevenin ilk kez kurumsallaştığını gösterirken; Reuters’ın Nisan 2026 tarihli haberinde süreç Virtual Assets Act, 2026 başlığı altında anılıyor. Bu tablo, ülkenin kripto mevzuatını kısa süre içinde kademeli olarak güçlendirdiğine işaret ediyor.
Eski Yasak Anlatısı Yerini Kontrollü Entegrasyona Bırakıyor
Pakistan’da uzun süredir kullanılan “kripto yasağı” ifadesi ise hukuki açıdan tam karşılığını bulmuyor. Merkez bankasının 30 Mayıs 2025 tarihli resmi açıklamasında, 2018’deki yaklaşımın kriptoyu ülke genelinde yasa dışı ilan etmekten çok, düzenlenmiş finansal kuruluşların bu alandan uzak tutulmasına dayandığı açıkça belirtilmişti. 2018 tarihli uyarıda da sanal varlıkların yasal para olmadığı, bu alanda hiçbir kişi ya da kuruma lisans verilmediği ve bankalara müşterilerinin kripto işlemlerini kolaylaştırmamalarının söylendiği yer alıyordu.
Yeni adım, bu nedenle bir “tam serbestleşme” değil; kuralsızlıktan regülasyona geçiş olarak okunmalı. Başka bir ifadeyle Pakistan, dijital varlıkları finansal sistemin dışına itmek yerine, lisans, gözetim ve uyum yükümlülükleriyle çerçevelemeyi tercih ediyor.
AML Ve KYC Kuralları Sistemin Temelini Oluşturuyor
Yeni modelin en belirgin unsurlarından biri, AML/KYC yükümlülüklerinin merkezde tutulması. Bankalar yalnızca lisans doğrulaması yapmakla kalmayacak; risk profillemesi, şüpheli işlem bildirimi ve müşteri kimlik denetimi gibi alanlarda da sorumluluğu sürdürecek. PVARA da kendi çerçevesinde VASP’ler için müşteri tanıma, işlem takibi, kayıt tutma ve uluslararası FATF standartlarıyla uyum hedefini öne çıkarıyor.
Bu yaklaşım, Pakistan’ın kriptoyu ekonomik fırsat alanı olarak görürken aynı zamanda kara para aklama, terörün finansmanı ve tüketici zararları gibi riskleri bastırmaya çalıştığını gösteriyor. Dolayısıyla yeni sistemin başarısı, yalnızca lisans vermeye değil, denetim kapasitesinin ne kadar etkin kurulacağına da bağlı olacak.
Pakistan Daha Geniş Bir Kripto Stratejisi İzliyor
Bankacılık kanalının açılması, Pakistan’ın son bir yılda attığı daha geniş dijital varlık adımlarından bağımsız değil. Reuters’a göre ülke, Binance ile 2 milyar dolara kadar devlet varlığının tokenizasyonunu inceleyen bir mutabakat yapısına yöneldi; ayrıca Binance ve HTX için lisans sürecine kapı aralayan ilk adımları attı. Bunun yanında stablecoin tabanlı sınır ötesi ödeme projeleri de gündeme gelmiş durumda.
Piyasanın büyüklüğü de bu yönelimi destekliyor. Farklı uluslararası kapsamalarda da karşılık bulan verilere göre Pakistan’da yaklaşık 40 milyon kişinin kripto işlemleriyle temas halinde olduğu, bunun da nüfusun yaklaşık yüzde 17’sine denk geldiği belirtiliyor. Chainalysis’in 2025 benimseme endeksi de Pakistan’ı küresel ölçekte üst sıralarda konumlandırıyor.
Piyasa İçin Anlamı Ne?
Yeni çerçeve, Pakistan’daki kripto şirketleri için en kritik sorunu, yani resmi finans sistemine erişim problemini kısmen çözüyor. Lisanslı oyuncuların banka hesabı açabilmesi, yerel operasyon kurabilmesi ve denetlenen bir zeminde faaliyet gösterebilmesi; hem yatırımcı güveni hem de uluslararası iş birlikleri açısından önemli bir eşik anlamına geliyor. Öte yandan bankaların doğrudan kripto riski üstlenememesi, sistemin bilinçli biçimde temkinli tasarlandığını ortaya koyuyor.
Sonuç olarak Pakistan, kriptoyu tamamen serbest bırakmaktan çok, resmi finans ile dijital varlık piyasası arasında denetimli bir köprü kuruyor. Bu köprünün ne kadar güçlü işleyeceğini ise PVARA’nın lisanslama kapasitesi, bankaların uyum disiplini ve ülkenin düzenleyici netliği belirleyecek.













