Pandemi sonrası dönemde şişen kripto piyasası, 2022’de sert biçimde yön değiştirdi. Değer kaybı şirket bilançolarındaki kırılganlığı gözler önüne sererken, birbirine borç veren ve aynı risklere yüklenen yapılar kısa sürede zincirleme krizin parçası oldu. O yılki piyasa çöküşü kripto varlıklardan yaklaşık 1,3 trilyon dolar sildi.
Terra ile İlk Büyük Sarsıntı
Krizi hızlandıran ilk büyük kırılma Terra ekosisteminde yaşandı. Algoritmik stablecoin TerraUSD, Mayıs 2022’de dolar sabitini kaybederek önce 67 sente geriledi, ardından neredeyse sıfıra indi. Luna ile birlikte piyasanın en sert çöküşlerinden birinin merkezine yerleşen bu gelişme, kripto dünyasında güven kaybını hızlandıran ilk büyük eşik oldu.
Fonlar ve Kredi Platformları Dağıldı
Terra sarsıntısının ardından gözler, bu yapıya yüksek ölçüde maruz kalan şirketlere çevrildi. Kripto hedge fonu Three Arrows Capital (3AC), 1 Temmuz 2022’de ABD’de Chapter 15 kapsamında alacaklı koruması talep etti. Bir dönem piyasanın en agresif oyuncularından biri sayılan 3AC’nin çöküşü, sonraki iflasların fitilini ateşleyen başlıca halkalardan biri oldu.
3AC’nin batışı en hızlı darbeyi kredi platformlarına vurdu. Voyager Digital, hedge fona kullandırdığı büyük kredinin geri dönmemesinin ardından 6 Temmuz 2022’de iflas başvurusunda bulundu. Şirketin 3AC’den tahsil edemediği alacak 650 milyon doların üzerindeydi. Bu tablo, kripto şirketleri arasındaki borç ilişkisinin ne denli yoğun olduğunu açık biçimde ortaya koydu.
Benzer dönemde Celsius da piyasadaki sarsıntıya dayanamadı. Para çekimlerini askıya alan şirket, Temmuz 2022’de iflas korumasına başvurdu. Yüksek getiri vaadiyle öne çıkan bu platform, kriz derinleşince likidite sıkışmasının en dikkat çekici örneklerinden biri haline geldi. Kripto dünyasında banka gibi çalışan ama banka gibi denetlenmeyen yapıların ne kadar kırılgan olduğu böylece bir kez daha görünür oldu.
Borsalarda Güven Çöktü
Piyasadaki en ağır kırılmalardan biri FTX cephesinde yaşandı. Şirket, bağlı alım satım kolu Alameda Research ve yaklaşık 130 iştirakiyle birlikte Kasım 2022’de Chapter 11 iflas sürecine girdi. Sürecin merkezinde müşteri varlıklarının kullanımı ve şirket içi mali ilişkiler yer alıyordu. Kurucu Sam Bankman-Fried sonradan yargılanarak mahkûm edildi. FTX’in çöküşü kripto piyasasında yalnızca fiyatları değil, kurumsal güveni de ağır biçimde sarstı.
FTX’in ardından BlockFi de ayakta kalamadı. Şirket, Kasım 2022’de iflas başvurusu yaparken başlıca gerekçeler arasında FTX maruziyetini gösterdi. BlockFi, Ekim 2023’te iflastan çıktı; ancak faaliyetlerini toparlamak yerine kalan varlıklarını tasfiye etmeye ve müşterilere geri ödeme yapmaya yöneldi. Bu tablo, sektörün yalnızca tek bir şirketin çöküşüyle değil, birbirine bağlı yapılar üzerinden nasıl sarsıldığını bir kez daha gözler önüne serdi.
İflas Dalgası Yıllara Yayıldı
Krizin etkisi 2022 ile sınırlı kalmadı. Genesis‘in kredi birimi, Ocak 2023’te ABD’de iflas korumasına başvurdu. Şirketin alacaklılara borcu en az 3,4 milyar dolardı. Mahkeme daha sonra müşterilere yaklaşık 3 milyar dolarlık nakit ve kripto varlık iadesi planına onay verdi. Bu gelişme, ilk çöküşün ardından hukuki ve finansal enkazın yıllarca sürdüğünü gözler önüne serdi.
Madencilik tarafında da tablo farklı değildi. Core Scientific, Aralık 2022’de iflas sürecine girerken düşen Bitcoin fiyatı, yükselen enerji maliyetleri ve Celsius’tan tahsil edilemeyen ödemeler başlıca baskı unsurları arasında yer aldı. Şirketin yeniden yapılanma planı Ocak 2024’te onaylandı. Krizin yalnızca borsa ve kredi platformlarında değil, altyapı tarafında da derin bir hasar bıraktığı böylece netleşti.
Terraform Labs cephesinde ise dikkat çeken bir ayrım öne çıktı. TerraUSD ve Luna çöküşü 2022’de yaşandı; ancak şirketin ABD’deki iflas başvurusu Ocak 2024’te geldi. Kurucu Do Kwon ise çeşitli ülkelerde yargı süreçleriyle karşı karşıya kaldı. Eylül 2024’te şirketin faaliyetlerini sonlandırmaya dönük iflas planı onaylandı. 2022’de başlayan sarsıntının şirketler üzerinde gecikmeli ama kalıcı etkiler yarattığı bu örnekte bir kez daha kendini gösterdi.
Ortak Zayıflıklar Ortaya Çıktı
Peş peşe gelen iflaslar sektörün ortak sorunlarını da görünür kıldı. Yüksek kaldıraç, zayıf risk yönetimi, şirketler arası yoğun borç ilişkisi, müşteri varlıklarının şeffaf olmayan kullanımı ve yetersiz denetim — bunlar neredeyse her dosyada yinelenen başlıklar oldu. Kripto piyasasındaki bu çöküş, bu yönüyle yalnızca bir fiyat düşüşü değil, aynı zamanda bir iş modeli ve yönetişim krizidir.
Bugün gelinen noktada bazı şirketler tasfiyeye yönelmiş, bazıları yeniden yapılanmış, bazıları ise alacaklı geri ödemeleriyle dosyalarını kapatmaya çalışıyor.
FTX’in tasfiye planı Ekim 2024’te onaylandı. Mahkeme sürecinde toparlanan varlıkların 16,5 milyar dolara kadar ulaşabileceği belirtildi; bu rakam bizzat iflas kaosuyla çelişen bir tablo ortaya koydu. Yine de bu durum, sektörün bir dönem ‘sınırsız büyüme’ vaadiyle öne çıkan büyük oyuncularının ne denli hızlı dağıldığı gerçeğini değiştirmiyor. Kripto dünyasında 2020 sonrası dönemin en çarpıcı hikâyesi, coin’lerden çok şirketlerin çöküşü oldu.













