Kripto para dünyasının en büyük bilinmezlerinden biri olan Satoshi Nakamoto’nun gerçek kimliği, 2026 yılında da tartışılmaya devam ediyor. Daha önce Hal Finney, Nick Szabo ve Craig Wright gibi isimler üzerinden yürütülen spekülasyonlara bu kez, finans dünyasının en karanlık figürlerinden Jeffrey Epstein eklendi. Sosyal medyada hızla yayılan ve “Epstein’in gizli yazışmaları” olduğu iddia edilen belgeler, Bitcoin’in doğuşuyla ilgili yeni bir komplo teorisini tetikledi.
İddialar Nasıl Ortaya Atıldı? E-Posta Görseli Gerçek Mi?
“Satoshi Nakamoto Jeffrey Epstein mi?” sorusu, özellikle X (Twitter) ve Reddit gibi platformlarda paylaşılan bir e-posta ekran görüntüsü ile popülerlik kazandı. Görselde yer alan ifadelerin Epstein’e ait olduğu ve Bitcoin’in blok zinciri mimarisinden bahsettiği ileri sürülüyor. Paylaşımların büyük bölümü, bu belgenin son “Epstein dosyaları” sızıntısının bir parçası olduğunu iddia ediyor.
Ancak doğrulama uzmanları, bu görselin meta verilerinin (metadata) eksik olduğunu ve herhangi bir resmi devlet arşiviyle (Court Listener vb.) eşleşmediğini belirtiyor. Kaynağı belirsiz ekran görüntülerinin yapay zeka veya basit manipülasyonlarla üretilebildiği göz önüne alındığında, bu “kanıtın” şu an için spekülasyondan öteye geçmediği vurgulanıyor.
Kronolojik Engel: Epstein Bitcoin Doğarken Hapisteydi
İddianın önündeki en büyük engel, Bitcoin’in geliştirilme süreci ile Epstein’in biyografisi arasındaki derin uçurumdur.
-
Bitcoin’in Doğuşu: Satoshi Nakamoto, Bitcoin teknik dokümanını (Whitepaper) Ekim 2008’de yayınladı ve ilk bloğu (Genesis Block) Ocak 2009’da kazdı.
-
Epstein’in Durumu: Jeffrey Epstein, tam da bu tarihlerde (Haziran 2008 – Temmuz 2009 arası) Florida’da cinsel suçlardan hüküm giymiş durumdaydı ve hapis cezasını çekiyordu.
Satoshi’nin 2008 ve 2009 yıllarındaki yoğun kodlama trafiği ve cypherpunk topluluklarıyla yaptığı teknik yazışmaların, hapisteki bir mahkumun kısıtlı imkanlarıyla yürütülmesi mantık sınırlarını zorluyor.
Epstein ve MIT Skandalı: Kripto Bağlantısı Nereden Geliyor?
Bu teorinin bu kadar hızlı yayılmasının arkasında, Epstein’in geçmişte teknoloji dünyasıyla kurduğu gerçek ama karanlık bağlar yatıyor. Epstein’in, kripto para dünyasında oldukça etkili olan MIT Media Lab’e ve yöneticisi Joi Ito’ya gizli bağışlar yaptığı 2019 yılında ortaya çıkmıştı.
Epstein’in teknoloji odaklı isimlerle (Bill Gates’ten ünlü bilim insanlarına kadar) kurduğu bu temas ağı, “Satoshi ile de bağlantılı olabilir mi?” sorusunu doğuruyor. Ancak uzmanlar, Epstein’in kriptoya olan ilgisinin Bitcoin’in “yaratıcısı” olmasından değil, finansal sistemin dışına çıkma ve prestijli teknoloji çevrelerine sızma arzusundan kaynaklandığı görüşünde birleşiyor.
Dilbilimsel Çelişki: Satoshi vs. Epstein
Satoshi Nakamoto’nun kimliğini belirlemek için yapılan stylometry (dilbilimsel analiz) çalışmaları, Satoshi’nin yazışmalarında İngiliz İngilizcesine özgü yazım kurallarını (favour, colour gibi) ve çift boşluk kullanımını tercih ettiğini gösteriyor. Jeffrey Epstein’in bilinen binlerce sayfalık yasal beyanatı ve mektupları ise tamamen Amerikan İngilizcesi normlarına dayanıyor. Satoshi’nin akademik ve disiplinli yazı diliyle, Epstein’in iletişim tarzı arasında teknik bir örtüşme bulunmuyor.
Somut Kanıt Yok, Spekülasyon Çok
Sosyal medyada dolaşan “Satoshi Nakamoto Jeffrey Epstein” iddiaları, gizem ve ifşa temalarını birleştirerek SEO açısından yüksek etkileşim alsa da, bilimsel ve belgesel bir temele dayanmıyor. Bitcoin’in açık kaynaklı yapısı ve cypherpunk ideolojisi, merkeziyetsizliği savunurken; Epstein figürü tamamen farklı bir güç odağını temsil ediyor.
Uzmanlar, Bitcoin’in kurucusuna ilişkin teknik (PGP anahtarları, Genesis bloğuna erişim gibi) bir kanıt ortaya konmadan yapılan bu tür yakıştırmaların, kripto dünyasındaki asıl gelişmeleri gölgeleyebileceği uyarısında bulunuyor.














