Kripto piyasasında “en yaygın ödeme aracı” olarak görülen stablecoin’ler, 2025’te hem benimsenme hem de suç ekonomisiyle etkileşim açısından kritik bir eşiği geçti. TRM Labs’in bulguları, stablecoin yasa dışı akışlar tartışmasına iki katmanlı bir yanıt veriyor: Toplam hacme oran düşük, fakat suç ağlarının kullandığı altyapı giderek daha “kurumsal” ve daha ölçekli.
Raporun Çekirdeği: Hacim Rekor, Oran Düşük, Tutar Yüksek
TRM Labs verileri, 2025’te stablecoin transfer hacminin yaklaşık 35 trilyon dolar seviyesine çıktığını gösteriyor. Aynı çerçevede “yasa dışı” olarak etiketlenen kümelerin stablecoin cüzdanlarına gelen toplam değerin 141 milyar dolar civarında olduğu belirtiliyor.
Bu iki veri birlikte ele alındığında, “stablecoin yasa dışı akışlar hacimde %1’in altında” ifadesinin aritmetiği netleşiyor:
-
141 milyar $ / 35 trilyon $ ≈ %0,40
-
Yani yasa dışı pay, raporlamada %1’in belirgin biçimde altında.
Burada kritik nokta şu: Oran düşük olsa da 141 milyar dolar, tek başına “küçük” sayılabilecek bir risk büyüklüğü değil. TRM’nin yaklaşımı, yüzdelere bakarken mutlak tutarın ve ağ yapısının gözden kaçırılmaması gerektiğini vurguluyor.
2025’te Kripto Suç Ekonomisi: Toplamda 158 Milyar Dolarla Rekor
TRM Labs, 2025’te tüm kripto varlıklar genelinde “illicit entities”e giden toplam girişin yaklaşık 158 milyar dolar ile rekor kırdığını raporluyor. Bu toplam içinde stablecoin’lerin ağırlığı çok yüksek:
-
Stablecoin’ler, 2025’te yasa dışı kripto akışlarında baskın varlık sınıfı konumuna yerleşiyor.
-
Rapor, oran bazında toplam zincir üstü hacme göre yasa dışı payın yaklaşık %1,2 seviyesinde kaldığını da not ediyor.
Özetle, 2025 resmi şu: Büyüyen piyasa + büyüyen mutlak yasa dışı tutar + oran bazında sınırlı bir pay.
A7A5 Etkisi: Ruble Endeksli Stablecoin Ve Yaptırım Ekosistemi
TRM’nin stablecoin odağındaki en dikkat çekici detaylarından biri, A7A5 adlı ruble-endeksli stablecoin’in 2025’te yasa dışı ağlarla ilişkilendirilen akışlarda büyük ağırlık taşıması.
-
TRM değerlendirmesine göre 2025’te “illicit entities”e giden stablecoin girişlerinin 72 milyar dolarlık kısmı A7A5 ile bağlantılı.
-
Aynı ekosistemde A7 cüzdan kümesi için de en az 39 milyar dolarlık bir ilişkilendirme yapılıyor.
-
Raporda ayrıca A7A5 işlem hacminin yaklaşık %34’ünün “wash trading” benzeri örüntülerle şişirilmiş olabileceği notu yer alıyor. Bu, ham hacim okumalarının tek başına “ekonomik aktivite” anlamına gelmeyebileceğine dair önemli bir metodoloji uyarısı.
Bağımsız haber akışları da A7A5 hattında 2025’in ortasında hızlanan transferlere işaret etmişti. Reuters, 2025 yazındaki sıçrama sonrasında A7A5 üzerinden gerçekleşen transferlerin 40 milyar dolar eşiğini aştığını aktarmıştı. Bu tablo, yaptırım baskısı altındaki ağların stablecoin altyapısını “operasyonel finansman” aracı olarak daha sistematik kullandığına dair genel tezi güçlendiriyor.
Dolandırıcılık, Kara Para Aklama ve “Profesyonel Ağ Yoğunlaşması”
TRM, stablecoin’lerin yasa dışı kullanımında iki kritik dinamik tanımlıyor:
-
Yoğunlaşma: Akışların kayda değer bölümü, az sayıda büyük ve profesyonel ağ üzerinde kümeleniyor. Bu, “çok sayıda küçük fail” senaryosundan ziyade “az sayıda büyük altyapı” senaryosunu öne çıkarıyor.
-
Kullanım Alanına Göre Farklılaşma: Stablecoin’ler bazı suç tiplerinde “varsayılan tercih” haline gelirken, bazı kategorilerde köprü varlık (swap/çıkış) rolüyle öne çıkıyor.
Özellikle dolandırıcılık tarafında stablecoin’lerin ağırlığı artıyor. TRM, 2025’te dolandırıcılıklara gönderilen kripto tutarının yaklaşık 35 milyar dolar bandında olduğunu; doğrulanmış fraud girişlerinin büyük bölümünde stablecoin kullanımının öne çıktığını raporluyor. Bu da “stablecoin yasa dışı akışlar düşük oranlıdır” cümlesinin, riskin doğası anlaşılmadan rahatlatıcı bir manşete dönüşmemesi gerektiğini gösteriyor.
“%1’in Altında” Neden Tek Başına Yeterli Bir Sonuç Değil?
Stablecoin piyasasında zincir üstü hacim, çoğu zaman trading, borsa içi/kurumsal taşıma, arbitraj ve otomasyon kaynaklı büyük rakamlarla şişebiliyor. Bu nedenle “35 trilyon dolar” gibi bir toplamın içinde gerçek ödeme hacmi ile işlem/transfer tekrarları aynı sepete girebiliyor.
McKinsey’nin Artemis Analytics verilerini temel alan değerlendirmesi, stablecoin’lerde ham zincir üstü hacmin “devasa” görünebildiğini; fakat ödemeler gibi belirli kullanım alanlarına filtre uygulanınca hacmin çok daha aşağı bir seviyede okunabildiğini vurguluyor. Bu metodoloji farkı, şu sonucu doğuruyor:
-
Paydanın (toplam hacmin) tanımı değiştikçe, “yasa dışı pay” oranı da farklı bir anlam kazanır.
-
Dolayısıyla doğru soru yalnızca “oran kaç?” değil; “hangi hacmin içinde, hangi suç tipinde, hangi ağ yoğunluğuyla?” olmalı.
Piyasa Ve Regülasyon Açısından Çıkarımlar
2025 verileri, stablecoin’lerin “meşru kullanım” ile “yüksek riskli kullanım” arasında nasıl bir köprü rol üstlendiğini daha görünür kılıyor:
-
Uyum tarafı: Büyük stablecoin ihraççıları ve regüle borsalar, dondurma/engelleme gibi operasyonel araçlarla suç ağlarına karşı daha etkili hamleler yapabiliyor. TRM raporu, Avrupa’daki bazı operasyonlarda on milyonlarca dolarlık USDT’nin dondurulduğunu örnek olarak anıyor.
-
Yaptırım ve sınır ötesi transfer tarafı: Profesyonel ağlar, stablecoin’leri farklı katmanlarda kullanıyor: bazı varlıklar “dış ödemeler” için, bazıları “iç uzlaşım/dağıtım” için devreye giriyor.
-
Risk ölçümü tarafı: TRM, sadece “toplam hacme oran” yerine, borsalar ve aracı kurumlar üzerinden geçen likiditeyi takip eden metriklerin daha anlamlı bir risk okuması sunabileceğini savunuyor. Bu yaklaşım, finansal sisteme temas noktalarının nerede yoğunlaştığını göstermesi açısından önemli.
Stablecoin Yasa Dışı Akışlar Az Görünüyor, Ama Ekosistem Ciddileşiyor
2025’te stablecoin yasa dışı akışlar toplam stablecoin hacminin %1’inin altında kalsa da 141 milyar dolarlık büyüklük ve özellikle A7A5/A7 hattındaki yoğunlaşma, bu alanın “marjinal bir sorun” değil; giderek daha fazla altyapılaşan bir risk başlığı olduğunu gösteriyor.
Uzmanlar için asıl mesaj net: Stablecoin’ler artık sadece “kriptonun stabil ayağı” değil; aynı zamanda uyum mekanizmaları, yaptırım dinamikleri, borsa likiditesi ve zincir üstü davranış analizi gibi başlıklarda finansal suçla mücadelede merkezî bir veri alanı.














